20 Haziran 2015 Cumartesi

Buzkent'in En Soğuk Kızı - Kitap Yorumu [BJBT]

Satın Almak ve İncelemek İçin: D&R - Kitap Yurdu - Okuoku - İlk Nokta - Amazon - Goodreads 

Orijinal Adı: The Coldest Girl in Coldtown
Yazar: Holly Black

Çevirmen: Deniz Evliyagil
Yayınevi: Alfa Yayıncılık/ Artemis Yayınevi
Sayfa Sayısı: 456
Tür: Fantastik

"Buzkent tüyler ürperticiydi. Tana bunu herkesten iyi biliyordu. Görkemli bir kafes,
tehlikeli bir hapishaneydi. Lanetliler ve onlarla eğlenmek isteyenler için kusursuz bir mezarlıktı.

Tana'nın dünyasında Buzkent denen, duvarlarla çevrili şehirler vardı. Karantinaya alınmış canavarlarla insanların yaşadığı Buzkentler, av ve avcının bir arada olduğu kanlı bir hapishaneydi. Ve Buzkent'in kapısından bir kez içeri girince, bir daha çıkamazdınız...

Tana son derece sıradan bir partinin sabahında uyandığında, kendini cesetlerin arasında bulacaktı. Korkunç katliamdan onun dışında iki kişi daha sağ kurtulmuştu. Tana'nın sevimli eski erkek arkadaşı ve korkunç bir sır saklayan, gizemli bir genç adam. Tana; üçünün de hayatını kurtarmak için bildiği tek yolu izleyecek, doğruca Buzkent'in dehşet verici kalbine gidecekti." 



Herkese yeniden merhabalar! Uzun bir süredir bloga yorum giremiyordum. Gerek finaller gerek özel bazı durumlar ve gerekse bilgisayarımın bozuk olması sebebiyle. Ama yeniden buraya dönmek, yorum yazmak ve yazdığım bu yorumları birilerinin okuyacak olması düşüncesini seviyorum. Umarım yorumu okurken sıkılmazsınız. 

Bu ay Artemis Yayınları sponsorluğunda Bibliophiles Journal olarak Buzkent'in En Soğuk Kızı'nin turunu gerçekleştirdik. Şahsen benim severek okuduğum bir kitap oldu vampirleri sevmememe rağmen.

"Tüm Kuralları başka biri tarafından belirlenen bir oyunda asla kazanamazın."

Alacakaranlık serisini okuduğumdan beri vampirleri sevmiyorum bir de onun üzerine Geceevi Serisi'ni okuduktan sonra vampirlerden iyice nefret eder oldum. Çünkü iki seride de bilinen, konuşulan özellikler dışında vampir kavramı oluşturulmuştu. Özellikle Geceevi Serisi'ne olan nefretimi buradan dile getirmek istiyorum. Her neyse. 

Holly Black'in bu kitabı vampirleri sevmeyen ben için adeta bir ilaç oldu. Çünkü şu ana kadar okuduğum vampir kitapları arasında hayalimde ki vampir tiplemesine en uygun kitaptı. Sevmemin başka bir nedeni uzun süredir vampirlerle ilgili bir kitap okumamam da olabilir ayrıca. 

"'Ölüm neden yaş ve gençlik arasında ayrım yapar diye mi soruyorsun?'dedi Gavriel sakince.'Ölümün de herkes gibi kendine göre beğenileri,favorileri var. Ölümün sevdikleri ölmez."

Tana'nin arkadaşlarından birinin evinde olan partiyi tabiri caizse vampirler basıyor. Ve bu partiden sağ kurtulabilen sadece 2 insan var: Tana ve eski erkek arkadaşı Aidan. Aidan bir vampir tarafından ısırılmış ve Soğuk kapıyor. Ama bu Soğuk başka bir Soğuk. Ve bir şekilde Gavriel ile yolları kesişiyor. Gavriel ise bir vampir. Tana, Gavriel ve Aidan vampirlerin ve Soğuk kapan insanların yaşadığı yer olan Buzkent'e doğru yola çıkıyorlar. Ondan sonra olanlar oluyor zaten. 

"Olmaktan vazgeçtiğim o kızdan geri kalan son kırıntılar da onunla birlikte öldü."

Bu aralar kitaplarda ki kız karakterleri fazlasıyla sevdiğimi söylemiş miydim? Tana'yı gerçekten çok sevdim. Güçlü duruşu, arkadaşlarına ve ailesine olan bağlılığı gerçekten çok güzeldi. Holly Black gerçekten çok iyi bir kız karakter yaratmış bana göre. 
Aidan ise kitabın son bölümlerine kadar nefret ettiğim bir karakterdi. Son bölümlerde sadece sevmediğim bir karakter oldu. Zayıf ve iradesiz oluşu beni deli etti ya! Sen bir erkeksin, kendine gel!
Ve Gavriel. Gavriel benim ilk ve tek vampir aşkım. Bu kitapta sizi şaşırtan bir karakter varsa o da kesinlikle Gavriel. Kesinlikle! Çok iyiydi ya! Cidden Çok iyiydi.
Jameson ise kitapta ki iyi çocuk gibiydi. Ama tabii ki onunda kendi sırları vardı. Jameson'ın Buzkent'de doğup büyüdüğünü de söylemeden geçmeyeyim.

"'Orada ölüyor. Tek başına.'
'Herkes yalnız ölür,' dedi Jameson ve yürümeye devam etti. 'Ama herkes ardından dirilmez.'"

Kitap genel olarak akıcıydı. Özellikle bölüm başlarında ki o alıntılara bayıldım! Ama kitabın bazı yerlerinde sıkıldığımı da belirtmek zorundayım. Yani bir vampir kitabına göre biraz durağan gibi geldi bana. Ama onun dışında iyiydi.Bir de çeviriden kaynaklanan bir kaç hata. Yani çilek sarısı diye bir olay vardı. İnsan okurken otomatik olarak: "Çilek sarısı?" gibi tepkiler veriyor doğal olarak. Çevirmenlerin bu konuda daha dikkatli olmasını umuyorum. Çünkü en küçük hata bile okuyucuları rahatsız edebiliyor.Buzkent'in En Soğuk Kızı  Holly Black'in okuduğum ilk kitabıydı benim. Ama son olmayacağı kesin. Eğer Holly Black ile tanışmadıysanız sizin için Buzkent'in soğuk kızı iyi bir başlangıç olabilir belki de. 

Ve son olarak #buzkentinkızıolsam;
1. Belki harika bir vampir olamam ama Jameson'a harika bir arkadaş olurdum.
2. Gavriel'in peşine düşerdim. Tana da benim peşime düşerdi ama neyse.
3. Hiçbir insana zarar vermemeye çalışırdım. 
4. Ve sevdiklerim için savaşırdım.

Benim Puanım: 4           Goodreads Puanı: 3.87


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder