4 Mayıs 2016 Çarşamba

Yabancı - Şahmeran/ Öznur Yıldırım - Kitap Yorumu

Satın Almak Ve İncelemek İçin: Kitap Yurdu - Okuoku - D&R - Goodreads

Kitabın Adı: Yabancı - Şahmeran
Yazar: Öznur Yıldırım

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 600
Tür: Romantik/Polisiye

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.
Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Rengi, kan rengiydi.
Rengi, kaybın rengiydi.
Rengi, bir cinayetin rengiydi.
Herkese yeniden merhaba! Uzun bir aradan sonra bloga geri dönme kararı aldım. Neden, bilmiyorum ama blog yazısı yazasım var bu aralar. Hazırsanız başlayalım mı?
Başlamadan önce şunu belirtmek istiyorum: Fotoğraflar alıntıdır. 

İntikam uğruna neleri göze alırdınız?
Ediz, babasının ölümünden sonra onu ölüme sürükleyen herkesten intikam almak istiyor. En başta ise babasının asıl katili, Atalay Güngör var. Ankara Emniyet Müdürü'nün oğlu ve yetenekli bir polis. Atalay'a zarar vermek için başvurduğu ilk yol ailesine zarar vermek. Ve bu yolda karşısına çıkan ilk isim, 18 yaşında bir lise öğrencisi olan Doğa Güngör. Atalay'a zarar vermek için Doğa'yı kaçıran Ediz'in istediği şekilde gitmiyor işler. Çünkü Doğa'nın masum olduğunun farkında. 
Doğa ise ailesini korumak için belki de yapmaması gereken bir anlaşma yapıyor. Hem de potansiyel katiliyle. Bu anlaşma onlara neler getirecek ve onlardan neler götürecek? Kim bilir?

Yabancı, wattpad'de iken gerçekten severek okuduğum hikayelerden biriydi. Günlerce, haftalarca, hatta aylarca bölüm beklediğimi bilirim. Bu yüzden o zamanlar benim için kusursuzdu. Ama kitabı elime alınca pek de öyle olmadığını fark ettim. Mükemmel değildi, kusursuz hiç değildi.Örneğin;

- Bölüm başlarında hikayenin içine girmekte zorlandım.
Öznur, her bölüm başında ruh tasvirlerine girdiği için kitabı yeniden elime aldığımda okumakta ve içine girmekte biraz zorlandım.
- Bir bölümde Ediz'in üniversiteden mezun olduğu geçiyordu. Ancak başka bir bölümde kaydını dondurmuştu.
Tam olarak hatırlayamasam da yazarın kendiyle çeliştiği bir iki konu daha vardı diye hatırlıyorum. Ama yanılıyor da olabilirim. 
- Paragraflar bazı yerlerde fazlasıyla uzatılmıştı. 
Evet, Öznur'un gerçekten çok güzel bir kalemi var Cümleleri süslemeyi ve okuyucuya sunmayı çok iyi biliyor. Ancak bazı bölümlerde bunun aşırıya kaçtığını düşünüyorum. Tamam, geldim, gitti, ettim yazma da iki cümle ile anlatabileceğin şeyleri bir paragraf ile anlatmak da hem akıcılığı bozuyor hem de insanı sıkıyor.

- Karakterlerin ruh halleri oldukça güzel yansıtılmıştı. 
Çoğu yerde karakterlerin hissettiklerini ben de onlarla birlikte hissettim. Onların o duyguları bana da geçti ve bu yüzden bazı yerlerde Ediz'in boğazına yapışmak istedim. 
- Mekan ve yer tasvirleri oldukça iyiydi.
Günümüz Türk yazarları -özellikle wattpad yazarları- betimlemelere pek de önem vermiyor bana göre. Ama Öznur'un bu konuya önem verdiği oldukça açık. Çünkü kitabı okurken Hatay'a hiç gitmememe rağmen mekanları rahatça gözümde canlandırabildim.
- Karakterleri sinir bozucu ve itici buldum.
Evet, bunun yüzünden bir çok okuyucu tarafından taşlanabilirim ama Ediz gerçekten sinir bozucu, bencil ve itici bir tip bana göre. Halen daha Ediz'in neden bu kadar çok sevildiğini anlayabilmiş değilim. Sahi Ediz'i sevmenizin nedeni ne?
- Olaylar sürekli kendi içinde birbirlerini tekrarlıyorlardı.
Şöyle ki. Ediz ve Doğa'nın arası iyiyse anlayın ki maksimum 5 sayfa sonra birbirlerine girecekler. İstisnasız tüm kitap boyunca böyleydi bu ve bir yerden sonra beni boğdu.

Dediğim gibi. kusursuz bir kitap kesinlikle değil ama 18 yaşında bir genç kızın elinden çıkabilecek en iyi kitaplardan. Öznur kesinlikle gelecek vaadeden bir yazar. Bu yüzden Yabancı'ya bir şans verin derim ben. 

Benim puanım: 3,5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder