Kalemi güçlü biriydim bir zamanlar...
Yazardım.
Yazdıkça rahatlardım.
Bazen kendi dünyamı anlatırdım satırlarımda, bazen ise olmak istediğim dünyayı.
Bazen ise sadece yazardım.
Ne yazdığımı bilmezdim. Sadece yazardım.
Ama okumazdım o yazdığım şeyleri. Kimseye de okutmazdım. Okutamazdım ki.
Çünkü kendim bile okumaya korkuyordum. En mahrem sırlarım vardı o düşünmeden yazdığım satırların içinde.
En gerçek duygularım, o satırlardı benim. Ben bile yüzleşmeye korkuyordum o satırlarla. Hala da korkuyorum. Odamın içinde bir yerde, hiçkimsenin bilmediği bir dosyanın içinde duruyor o yazılar.
Bir gün diyorum kendime. Eğer bir gün cesaret edebilirsem o yazdıklarımı okuyacağım. Ama şimdi değil. Daha değil.
Bugünlerdeyse yazamıyorum. Yazmaya korkuyorum artık belki de. Kalemim bana yabancı geliyor adeta. açtığım her beyaz, boş sayfa bana bakıyor. Elimi kaldırıp tek harf yazamıyorum. Belki bir başlasam yazabileceğim ama başlayamıyorum.
Hayatı kelimeler üzerine kurulu bir kız için en zoru da bu belki de. Yazamamak.
İçinde kendimi bulduğum cümleler bir yabancı gibi artık bana. Kalemimden çıkmak istemiyor sanki kelimeler. Küsmüşler gibi. Kırgınlar gibi.
Yazamadığım kadar okuyorum ben de artık. Belki olur diye. Belki kelimelerim bana döner diye.
Kafamda şekilleniyor bir şeyler ama o kalemi elime alınca her şey siliniyor adeta. Hiç bir şey yok gibi. Zihnim bomboşmuş gibi.
Ama ben konuşamam ki.Yazamazsam bir de nasıl anlatırım derdimi?
Nasıl ben olurum artık yazamazsam?
O satırlar umuttu benim için.
Yeni günün umudu.
Bir gün.
Umuyorum ki bir gün, kelimelerimi geri alacağım.
Ve o gün,
Yeni bir umut,
Yeni bir ben doğacak.
Kelimelerime kavuşacağım.
Ve yazacağım.
Bıkmadan, usanmadan.
Yorulmadan.
Sadece yazacağım.
Ve o gün her şeye yeniden başlayacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder