Orijinal Adı: Something About You
Yazar: Julie James
Çevirmen: Süreyya Çalıkoğlu
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 470
Tür: Romantik
"Kader iki azılı düşmanı birbirlerinin kollarına atarsa…
Savcı yardımcısı Cameron Lynde, Chicago'da gizli kaçamaklar yapan onlarca senatörün tuttuğu onlarca otel odasının arasından, vahşice bir sevişmenin tuhaf bir cinayetle sonuçlandığı 1308 numaralı odanın yanındakini seçer. Ve Illinois'deki, bu özel davada görevlendirilebilecek onlarca FBI ajanının arasından, Özel Ajan Jack Pallas görevlendirilir. Özel Ajan Jack Pallas yıllar önce, beceriksizliği yüzünden kariyerini mahvettiği gerekçesiyle, savcı yardımcısı Cameron Lynde'i ulusal televizyonda rezil eden Jack Pallas'ın ta kendisidir.
…elbette ortalık birbirine girer.
Cameron Lynde'le birlikte çalışmak mı? Şaka mı yapıyorlar? Jack bunun belki de, yıllar önce Cameron yüzünden Chicago'dan sürüldüğü ve nihayet bu yıl geri geldiği için, kötü bir hoş geldin şakası olduğunu umuyor. Fakat fena halde yanılıyor. "
Selamlar! Bu sefer kısa bir süre içinde bir kitap yorumuyla daha karşınızdayım. Bundan sonra bloga daha fazla ağırlık vermeye çalışacağım. Farklı fikirlerim ve blog serilerim var. Umarım yapabilirim. Her neyse bugün ki kitap yorumu; tur kitabımız olan Şeytan Tüyü hakkında. Umarım eğlenerek okursunuz.
"Sizinle tekrar görüşmek güzeldi, Ajan Pallas. Nebraska'daki üç yılın hıyarlığınızı azaltmadığını gördüğüme sevindim."
Şeytan Tüyü tür olarak daha çok romantik (genç yetişkin kategorisine de girebilir.) içinde birazcık polisiye de vardı. Ama bu polisiye sizi yoran bir polisiye değildi kesinlikle. Zaten yazar size katilin kim olduğunu söylüyor. Siz sadece FBI'ın bu olayı nasıl çözdüğünü görüyorsunuz. Azıcık konudan bahsedeyim en iyisi. Federal savcı yardımcısı olan Cameron Lynde bir cinayetin en önemli ve tek tanığı. Zaten tek olunca en önemlisi de olur ama neyse konumuz bu değil. Bu soruşturmayı yürüten polis ise Cameron'ın geçmişte pek de güzel şeyler yaşamadığı, FBI özel Ajanı; Jack Pallas. İkisi de birbirinden nefret ediyor ama ikisi de birbirine mecbur. Ama Jack'in geçmişte olanlar hakkında bilmediği şeyler var.Yine de bu iki düşman neler yapacak? Yoksa gerçekten de büyük aşklar nefretle mi başlar?
"Bazı meslekler mesafe koymayı, gerekeni yapmak için duyguları devre dışı bırakmayı gerektiriyordu."
Karakterlerden bahsedecek olursak;
Ben bu kitaptaki karakterleri genel olarak sevdim yani ne bileyim hepsi çok tatlı karakterlerdi. Özelllikle Collin ve Wilkins. Yahu resmen hayallerimde ki erkekler. Ama biri eşcinsel, diğeri de eh nasıl denir, hovarda.
Ajan Pallas yani Cameron'ın deyimiyle Ajan Seksi veya Ajan Hıyar, kesinlikle kitapta en sevdiğim karakter oldu. Sonlara doğru azıcık davranışları beni rahatsız etse de... Eh olur öyle şeyler.
Cameron'ı ise nedensiz bir şekilde sevdim ben. Yani sıradan bir kitapta okuyabileceğiniz sıradan bir kadın karakterdi ama Jack ile olan konuşmalarına bayıldım. Bazı yerlerde gerçekten güldüm filan.
"Abartmaya lüzum yok. Bazen ben bile yanılabiliyorum, yaklaşık on senede bir filan."
Yazarın diliyse bence gayet akıcıydı. Okurken bir an olsun sıkılmadım. Ya da kitabı bırakma isteği filan gelmedi. Aksine eğlenerek okudum. Cameron ve Jack'in diyalogları favorimdi. Ama bazı yerler fazla klişe geldi. Serinin devam kitapları da var ama sanırım hepsi farklı karakterleri anlatıyor. Yazarın bir avukat olması, dolayısıyla polisiye hakkında bilgisi olması da artı bir yön bana göre. Sonuçta son zamanlarda çıkan kitapların çoğunda yazarların yazdıkları konu hakkında pek bir bilgileri olmuyor.
Son olarak kitabın kapağına biraz değinmek istiyorum. Yahu ben bu kapağa bayıldım! Cildi pembe bir kere. Ve kitaplıkta muhteşem duruyor. Yani ben sırf cildi için bile alabilirdim kitabı.
"Jack'e hayatını emanet edecek kadar güveniyordu.. Bu durumda muhtemelen sorması gereken soru şuydu: Ona kalbini emanet edecek kadar da güvenebilir miydi?"
Eğer hala okumadıysanız bence okumalısınız. Çünkü sizi yormayan çok tatlı bir kitap. Bir şans verin derim.
Benim puanım: 4 Goodreads Puanı: 3 ,94

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder